April 30, 2008 at 1:09 am
· Filed under Ayıklanmamış

Heradot tarihi MS 26 Nisan 2008.
1-30 Mayıs 2008 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi 3. ulusal taş (mermer), ahşap (tahta), metal (hurda) sempozyumunun ahşap çalışmaları için Tecde‘ye gittik. Saatlerce ceviz kütükleri üzerinde dolaşarak odun seçtik. Bu arada bol bol yemlik (ot) ve kayısı (mişmiş) çağalası yedik. Bibimin (halamın) oğlu Şahin (Adıyahşi) abi, oğlu Mehmet, yeğeni Temelin gayretleri ile işi hallettik. Mesut, Olgun ve Doğan sadece ustalık tasarladılar ustaca. Kütükleri getirip kampüse boşalttıktan sonra çimenler üzerine yatıp yorulmuş gibi rol yaptık.
Permalink
Comments off
April 13, 2008 at 2:26 pm
· Filed under Ayıklanmamış

İnternetin 15. yaş gününü kutlamak için Diyarbakır’a gittik. 3 günlük bir Linux Semineri de düzenledik. Katılımda iyiydi katılanlar da. Akademisyenler İçin Linux ve Linuxta programlama anlattım. Takıldığım yerde katılımcılar dan yardım edenler oldu. Bilgi İşlem Daire Başkanı Abdullah Baykal bizi iyi ağırladı. Diyarbakır’dan Adıyaman’a geçtik. Pazar günü 15:00 da Adıyaman üniversitesinde Linux konusunda sohbetimiz var. Pazartesi günü de konferans. Linux Nedir ve Akademisyenler İçin Linux.
Mustafa Akgül Hocam ve Adıyaman Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Bülent Şener le sabah Nemrut Dağına çıktık. Yolda bol bol Badem toplayıp yedik.
Permalink
Comments off
March 25, 2008 at 2:52 am
· Filed under Ayıklanmamış

Ben xyz konumlandırıcı ile uğraşırken Evren alçısını karıştırmadan önce başımda yan flüt çalıyor. Arka tarafta Doğan’ın yığın insaları, Yılmaz’ın gölgeleri, Hakan’ın sayısal dünyası. Resmi çeken de Fatih. Kimyacı, Resam, Heykeltraş ve Grafiker bir arada.
Permalink
Comments off
February 21, 2008 at 5:09 am
· Filed under Ayıklanmamış
Kendime soruyorum üst karmaşıklığın sonu nedir diye. Bu karmaşılklığın sınırının ne olacağının nasıl tahmin edilmesi üzerine yapılan anketler hakkında yayınlanmış bir rapor üzerine yazılmış eleştirilerin kabul oylaması hakkında yönerge verilmesi kosunda duyduğum daha önceki dedikdulara dayanan bir ön tartışma ortamındaki savunma da olabilir aslında.
Permalink
Comments off
January 28, 2008 at 5:48 pm
· Filed under Linuxum Benim
Çanakkale’deki Akademik Bilişim‘e gidiyorum. Kodlamaya bir hafta ara verdim. Şimdi akademik linux zamanı.

Permalink
Comments off
November 15, 2007 at 12:04 am
· Filed under mukafelsefe, Linuxum Benim

Moonshine, ay pırıltısı/ışığından sonra werewolf, kurtadam. Ya sonra? Tahmin edemiyorum.
Were kelimesi eski ingilizcede adam anlamındaymış, yani werewolf ‘adamkurt’ tur.
Keşke herşey adamkurt kadar güzel,sevecen olsa.
Her şeyden önce harddiskim temizlendi. Bilgisayara kadınkurt eli değdi her şey sıfırlandı /dev/null gibi. Lavanta kokulu mavi yağmur kurdelaları yağıyor odama.
f8.x86_64(ww), E-Dark , Cat Power, Cocorosie, ww->dGSql();
Permalink
November 7, 2007 at 9:00 pm
· Filed under Linuxum Benim

Adıyaman, Mardin Artuklu, Batman ve Malatya İnönü Üniversitesi Enformatik ve Bilgi İşlem birimleri personeline Qt yi sevdirmek için reklam hazırladım. Adıyaman Üniversitesi tamam da bakalım bizde nasıl olacak.
Permalink
October 31, 2007 at 1:16 pm
· Filed under mukafelsefe

Geri dönüşüm yaparak, kendim gibi verilerin dışına çıkmayan sistemli, düzenli, otonomik makinalar tasarlıyorum yine makineler kullanarak. Soğuk ama gerektiğinde hareket eden, karar veren, yaşam izleri indirgenmiş donuk işaretler. Bütün olasılıklar düşünüldüğünde yaşam kazanıyor hatta gülebiliyor da. Belki serbestlik derecesi ağlamak ve gülmekten ibaret tekdüze gri bir hayat modeli, belki de sonbaharın getirdiği hüzün.
Permalink
Comments off
October 22, 2007 at 1:34 am
· Filed under Ayıklanmamış

Yoğun çalışmalar sırasında Zeggy ile Lutfy’nün ziyaretlerinde ortamdan kopmak ve onları memnun etmek adına elektronik müziğe geçişler yaşıyorum son günlerde (KraftWerk den Neon Lights dinliyoruz Popcorn yiyerek). Her defasında Stealer’s Wheel dan Stuck In The Middle With You’yu dinletsemde de onlara bir şeyler eksik geliyor. Soğuk makinelerin umrunda değil zaten nasıl olsa kendilerini muazzam bir şekilde var edecekleri günü bekliyorlar kullandığım araçlara bakıp gülerek. Sanal ağların arasında hükümranlıklarını bekleyen hanedanlık varisleri gibi.
Hocam klasik anlayış bitti ancak makineler ile gelecek mümkün diye bakıyorlar bana. Oysa ben hala kendi kamu alemimdeyim. Açıklayamadığım, tanımlayamadığım, ulaşamadığım, sebebini bilmediğim şeylere çok daha bağlı kalıyorum. Tıpkı daha sıcak renkler varken neon ışıklarına takılmak gibi. Neon ışıkları çevresinde böcekler olur mu diye düşündüm bir an. Kelimeleri karıştırıp kelebekleri dolaştırdım neon ışıklarında bu gece. Neon ışıklı düşüncemi soktum aklıma o izin verdi nasıl olsa zararı yok diye. Öğleden sonrası sanatın ölümü üzerine araştırmalar ile geçti Goya ile. Sanat ölmez, hep yaşayacak diye karar kıldık, son bir kez fikrimizi değiştirmeden. Bu gece yalanlar uydurmama gerek kalmadı nedense. Korkarak uyanmama neden olacak kabuslar görmeyeceğim.
Yine geri dolaşımla sözcükler topluyorum yazmak için daha soğuk olsa da düne göre. Aynı şarkıyı arka arkaya tekrar tekrar dinliyorum usanmak, kafamdaki melodileri yok etmek için. Gece yarısı kafamda birşeyler ile uyanmamak için çaba harcıyor, her şey bitsin diye bekliyorum. Film bile izlemedim bir şeylere takılmamak için. Telefonu sessize almadım zaten arayanım yok. Yazdıklarıma dikkat ediyorum özlük haklarını ihlal ettiklerim tarafından bu saatte aranmamak için. Yeterince şaşırdım bugün iyi niyetli gerçeküstü oyun gösterilerinden.
Kapatıyoruz anonsunu bekliyorum.
Permalink
October 18, 2007 at 3:59 am
· Filed under Ayıklanmamış
,:->():;
model->select();
mapper->setModel(model);
Permalink
Comments off